30.03.2014

BU SENİN SEÇİMİN #OYVER


Selam,
Yarın genel seçim görünümlü yerel seçimler var.
Son ayların tüm gerginliğini sırtlamış bir seçim süreci geçirdik.
En demokratik hakkımız olan oy vermenin tadını çıkara çıkara
gidin sandığa.
Düşünüp, okuyup, dinleyip aklınızı çalıştırmak yerine
"amaaaan bunların hepsi aynı, kime oy vereceğim ki?" şımarıklığını yapmayın.
Uzaydan gelmediğinize göre bu topraklardan çıkan biri mutlaka size doğru gelecektir.

Evine çok yakın sandığa gitmek için "pazar keyfimi bozamam"
tembelliğine de bürünmeyin.

 Çünkü.....

Bu seçim senin seçimin.

" Benim ne yapacağımı sen mi söyleyeceksin, sana ne?"
diyenler var mı?
Ne güzel.İşte ben de tam bunu söylüyorum.

Oy kullanmayacaksan hep başkalarının seçtiklerini dinleyeceksin.

Kendi sesini asla duyuramayacaksın.

Kendini yok sayarsan yok olacaksın.

" Ben de varım " dersen ;

bu senin seçimin olacak.

Kaybeden taraf bile olsan seni yok sayamayacaklar.

Peki hiç ses çıkarmazsan seni nasıl duyacaklar????
  
BU SENİN SEÇİMİN , OY VER :)

Sevgiyle ve demokrasiyle kalın.



20.03.2014

GANA'DAN HİNDİSTAN CEVİZİ HİKAYESİ


Selam,
Eşimin Afrika turundan çok fotoğraf olduğundan söz etmiştim.
Bir yemek bloggerı olarak özellikle gezilerimde yerel lezzetleri paylaşmayı seviyorum.
Bu kez fotoğraflar Gana Cumhuriyeti'nden.


Sokaklarda 1$ dan daha az bir fiyata satılan
hindistan cevizinin yemeye hazırlanmasının
aşamaları...


İşte kırılma anı :)
Sanırım işin en zor kısmı da bu olsa gerek.
Fotoğrafa tıklayıp büyük haliyle görmenizi öneririm.


Her ne kadar Survivor'dakiler iştahlı iştahlı yese de
merak edip te hindistan cevizi yemişliğim yoktur.
Hindistan cevizi ile tüm yakınlığımız keklere, tatlılara sepelediğim kadardır.


Bu da son hali.
Finali oldukça albenili olmuş, orada olsam denemeden bırakmazdım.
Bu arada fotoğraftaki diğer detay Afrika'nın orta yerinde,
meraklı bakışlara aldırmadan
evdeki blogger için her ayrıntıyı yakalayan koca tabii ki :)

Dünyalar kadar fotoğraf var.
Bunları düzenleyip kocadan hikayelerini öğrendikçe
yazmaya devam edeceğim.
 SEVGİYLE VE HOŞÇA KALIN.




10.03.2014

ANGOLA'DA BİR LEZZET DURAĞI


SELAM...
Geçen ay eşim Afrika'nın neredeyse tüm kıyı ülkelerini kapsayan bir seyahate çıktı.
Büyük bir kıskançlıkla uğurladım desem yalan olmaz.
Bambaşka bir coğrafyada dolaşmak şüphesiz Avrupa turundan daha farklı deneyimler katar insana.
Yine de bir blogger eşi olarak her türlü ayrıntıyı görüntüleme ve not alma işini ihmal etmedi koca.
Bana da bunları derleyip toplayıp sizlere ulaştırmak kaldı.
Eşimin kaleminden Angola...
" Angola; Afrika'nın güney batısında yer alan bir ülke.
Biz bu seyahat öncesi çok araştırma yaptık.Ama Afrika ülkeleri ile 
çok ayrıntılı yazılar bulamadık.
Gerekli aşılar yapılarak gidildi Angola'ya.
Genel izlenim fakir,yetersiz imkanları olan bir ülke.
Turist olarak gittiğinizde kaldığınız otelde bile hijyenik yemekler bulabilmeniz çok zor.
Ayrıca fiyatlar da oldukça pahalı.
Yolu Angola'ya düşecekler için önerebileceğim bir lokanta burası.
GELADARIA TAKE AWAY RESTAURANT
En azından lezzetli ve temiz yemekler yiyebilirsiniz.
1000 Angola Kwanza'sının 7,37 € olduğundan hesapla fiyat karşılaştırması da yapabilirsiniz.
Burada humus ve karışık kebap yedim.
Özellikle humusun sunumu farklı olduğundan sizlerle bunu paylaşmak istedim.
Daha önce belirttiğim gibi menüdeki yemek fiyatlarını tek tek fotoğrafladım.
Angola'da Portekizce ağırlıklı kullanılan dil olduğundan menüde yer alan 
yazılar da Portekizce.
Turşu ve zeytin yemeğin yanında sunulan lezzetlerden.
Yolunuz düşer mi bilemiyorum ama düşerse büyük bir yoksullukla karşılaşacağınız kesin.
Yine de farklı rotalar izlemek istiyorsanız Afrika yazı dizisi SihirliOklava'da 
yeni ülkelerle devam edecek. "

Bugünün gezi notu bu kadar.
Ama inanın öyle güzel fotoğraflar,öyle güzel ayrıntılar var ki....
 Çok yakında...

SEVGİYLE VE GEZGİN KALIN...










7.03.2014

OĞLUM'A MEKTUP 8 MART 2002

"OĞLUM'A MEKTUP" 
 7 yaşına girerken ATA'ya yazdığım bir mektuptu..
Bugün Ata 12 yaşında artık.
Bense bugüne aynı notu düşmek istiyorum....
Dünya Kadınlar Günü'nde aldığım en büyük armağanım için...



"SEVGİLİ ATA; 
2002 yılının yağmurlu bir İstanbul sabahıydı.7 aydır canımın içindeydin.
Birdenbire makineler minik kalbinin durduğunu söyledi.
Doktorlar başıma toplanıp yeniden atmasını sağladılar kalbinin.Baban bile habersizdi olanlardan.Çünkü rutin bir kontrol için ordaydık.
Ameliyata aldılar.Epidural olduğu için herşeyin farkındaydım.
Kimseye aldırmadan elim karnımda 'bir küçücük aslancık varmış' şarkısını söylüyordum sana.
Seni karnımdan çıkarıp aldıklarında ağlamadın uzun süre.
İlk ağlamanı duyduğumda gözyaşlarım sel oldu.Yüzünü gösterip götürdüler yanımdan.
Bitti sandım,bitmemişti.Ben sana ne kadar inandıysam,doktorlar da o kadar inanmadılar.
1500 gr 35 cm lik,kendi başına nefes alamayan,organları gelişmemiş,ancak sondayla beslenebilen bir bebeğe çok şans vermediler.
Topuğundan aldıkları kanı bile durduramamışlardı.

O ilk gece yağmur yağdı,ben ağladım..


Tam üç gün sonra gördüm seni.Küçücüktün.Ama benim canımdın.
Hastaneden çıkıp eve geldim.Yatağına bakarak 30 gün boyunca seni bekledim.
Evimize getirdiğimizde 1400 gr dın.
Bitti mi dersin...Hayır.4. ayında beyinde su toplanması var dediler,4 kez tomografiye girdin.Her birinde sonucu beklerken biz de orda bittik.
Sonra sorun yok ama beyin damarlarında incelik söz konusu,ayağınızda bile sallamayın dediler.
9 aylıkken kucağımızda mosmor oldun birgün.Sonradan astıma dönüşecek hastalığının başlangıcıymış,10 gün hastanede yattık seninle.
Evimize döndük yeniden.Birden burnun,diş etlerin kanamaya,eklem yerlerinde kızarıklıklar oluşmaya başladı.Yine hastane yoluna düştük.İç kanama geçirmek üzere,kanı pıhtılaşmıyor dediler.7 şişe insan kanından ayrıştırılmış trombosit verdiler.
Ve tam 1 sene boyunca her hafta gidip o minik ellerinden kan verdik.
Sonucunu korku içinde bekleyerek.
Bu arada astım hiç peşimizi bırakmadı.
Üzerine 6 ay içinde 3 kere zatürre geçirdin.Hele geçen sene gece olmasın diye dualar ediyordum.Uyuduğunda tıkanarak uyandığın için.
İlaçları bünyen kaldırmadı.'Anne kalbim çok hızlı çarpıyor ' dedin.Taşikardi oluşmuş meğer.
Bu yıl biraz daha rahatız artık.Büyüdün güçlendin.
İşte sevgili oğlum...
Savaşlarla geçirdiğin tam 7 yıl geride kaldı bugün.
Bu kadar güçlü olduğun için,bu kadar hastalığa rağmen asla nazlı ve şımarık bir çocuk olmadığın için,bizim oğlumuz olduğun için sana çok teşekkür ederim.

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN....


YÜZÜN HEP GÜLSÜN...


SENİ HERŞEYDEN ÇOK SEVİYORUZ...

ANNEN...."


Bugün sabah uyandığımda bir kez daha anlattım Ata'ya..Öpüşüp koklaştık.Şımardık sabah sabah..

Boyumca oğlum var artık...Tamam ben de selvi boylu değilim ama yine de kocaman oldu oğluşum...
Öyle minikti ki doğduğunda hep öyle küçük kalacak sanırdım. :)
Şimdi büyüdü de herşeye karışır oldu.
Dün şarkılar söylüyordum  O'nu uyandırırken ''niye şarkı söylüyorsun ki?'' dedi.
''Mutluyum ondan,istersen söylemeyim'' dedim.
''Yok o zaman söyle''dedi.
Çok seviyorum ben oğlumu....İyi ki inat etmiş gelmiş dünyama... 
SEVGİYLE VE SEVDİKLERİNİZLE KALIN:) 

5.03.2014

KAFES FIRIN'IN EN TEKNOLOJİK ŞUBESİNDEYDİK

SELAM,
Geçtiğimiz haftalarda Kafes Fırın'ın Next Level'daki şubesinin açılışına davetliydik.
Bu şube Teknokafes adıyla biliniyor.
Malum hepimiz teknoloji bağımlısı haline geldik.Elimizden akıllı telefonlar, tabletler düşmez oldu.
İşte bu şubede her masada iki tablet emrinize amade şekilde sizi bekliyor.
Tabletlerden siparişinizi verebileceğiniz gibi sosyal ağlara da bağlanabiliyorsunuz.
 O akşam kafes fırınla ilgili attığımız tüm twitleri tepedeki dev ekranlardan takip etme şansımız oldu.Açıkçası çok eğlenceliydi.

İkramlar eşliğinde keyifli saatler geçirdik.
Gecenin sonunda hediye verilen tabletlerden biri de bana çıksa
çok daha süper olurdu tabii.



Özellikle teknolojiden uzak kalamam diyenler için önerebileceğim bir mekan.
Diğer şube gibi burası da oldukça ferah.
Güzel havalarda oturabileceğiniz terasları da mevcut.
Menüde yer alan lezzetlerin fiyatları normal düzeyde.
Daha önce Anıttepe şubelerinde tadım yapmıştık.
BURADAN o yazıyı okuyup yiyecek alternatiflerine göz atabilirsiniz.

Bloğuma yazı yazmayalı epey zaman olmuş.Bu yazıyla tembelliğime son verme amacındayım.
Daha yazılacak etkinlikler, tarifler dolu :)

Bugünlük bu kadar ...

SEVGİYLE KALIN.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...