25.12.2009

TARÇINLI KURABİYE


SELAMLAR
.....Sinangil unlarıyla yolculuğa devam..... 
MUTLU KURABİYELER'in malzemesine bir tatlı kaşığı tarçın.....Sonra mis gibi tarçın kokusu ile ağızda dağılan lezzetli kurabiyeler.... Afiyet olsun.....

16.12.2009

SİNANGİL İLE H.CEVİZİ AROMALI KEK

Selamlar.....Birçoğunuza gelen hediye Sinangil kolisi dün bana da ulaştı.Çeşit çeşit unlar,kekunlar,ekmek unları,çok şirin mutfak önlüğü ile dolu koliyi görünce önce hangisinden başlasam bilemedim. Sevgili oğlum,hindistan cevizi aromalı olanı seçti.O okuldayken hemen denedim.Ortaya süper bir koku eşliğinde,pamuk gibi dokusu olan,kabarık bir kek çıktı. Hatta bugün birbirinden bağımsız gelen üç ayrı misafirimin de lezzet testinden sonra olumlu ve tam not verildi.Oğlum şimdi içerde meyve suyu ile kekini afiyetle yiyor.Kesinlikle denemenizi öneririm. Bize bu koliyi gönderip deneme yapmamızı sağlayan SİNANGİL markasına teşekkürler.Çünkü bu şekilde olmasa,deneyen birisi önermese belki almak aklıma gelmezdi. Hepinize bol lezzetli ve keyifli günler.....

13.12.2009

KEÇE BEBEK


Merhaba herkese....
Keçelerle oynamaya devam....Bugün bu bebeği yaptım,bitirdim.İlk sefer için epey başarılı oldu aslında.
Böyle bebekler yapıp,onlara kıyafetler hazırlamak benim çocukluğumdan içimde kalan bir hevesti.Şimdi de bir kızım olmadığından çaktırmadan oynama gibi bir şansım da yok:))Ben yine de bebekler yapmaya devam edeceğim. 
 Dikiş makinesi serüvenim ise ağır ağır da olsa gidiyor.Daha dikişi öğrenmeden ilik açmaya kalkınca ipleri makineye sardırdım.Kumaşı makineye diktim yani.Sonra da kurtarmaya çalışırken masuranın da nasıl çıktığını keşfetmiş oldum.Annem ipi sardırıp bırakmıştı ama bittiğinde nasıl değiştiririm diye kara kara düşünüyordum.Zaten geldiğinden beri de sadece beyaz iple dikilecek kumaşlarla çalışıyorum:))  
Olsun öyle böyle hallederim ben.İçinde olduğum olumsuz olayların beni boğmasına izin veremem.Güçlü ve üretken olmalıyım. İşte böyle arkadaşlar....Sizlerde kendinize iyi bakın.Sen bu bebekleri nereden bulup ta yapın,bir de ben bakayım derseniz buyrun işte BURADA....

10.12.2009

KIRMIZI KEÇELİ KADIN....

Merhabalar....Ben de en sonunda keçelerle oynamaya başladım..Renk renk keçeler elimde acaba ne yapsam diye internetin başındayım. İşte bu lavanta kesesi fikrini de öyle buldum.Tabii bizim evde oğlumun allerjisi nedeniyle kokulu ürünler kullanamıyoruz.O nedenle ben de içine elyaf doldurdum.Ve iğnedanlık olmasına karar verdim. Çünkü sevgili annem dikiş makinesini bana gönderdi.Dedim ya biraz da elişiyle uğraşacağım diye:))Tabi burada kendi kendime dikiş dikmeyi öğrenmem gerekiyor.Şimdilik ipi doğru yerlere takmayı başardım ya o da benim için bir ilerleme :)) Sevgiyle ve rengarenk kalın.... Bu arada emeğin değerini unutmadan yazayım,fikrin orjinali için BURAYA bakın lütfen.....

7.12.2009

BAYRAKLARLA DONATIN BLOGLARI...


Az önce 7 şehit haberi verildi televizyondan..Şimdi birileri çıkar,açılamadık ondan oldu deyip sıyrılır işin içinden...Olan da evde babasına ödevlerini göstermek için bekleyen o minik yavruya olur...Karısı haberi akşam yemeğini hazırlarken altyazılardan okuyup öğrenir.Annesi ise birkaç gece önce rüyasını görmüştür zaten.Babası sessizce ağlar.... Tüm bunlar neden olmuştur peki?....VATAN SAĞOLSUN diyenlerin yavrularını öldürenlerin anaları ağlamasın diye mi??Vatan savunmasına yıllarını,canlarını veren insanları bir hiçmiş gibi göstermeye çalıştığımız için mi??Hakkını arayan öğretmene,memura dayağı basarken teröristleri turist gibi karşıladığımız için mi??? ŞEHİTLERİMİZ SİZ RAHAT UYUYUN....IŞIKLA DOLSUN HERYANINIZ..... Birileri uyuyor,birileri uyutuyor olsa da....

3.12.2009

MUTLU KURABİYELER.....


  • 1 Paket oda sıcaklığında margarin
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta
  • 3 su bardağı un
  • 3 yemek kaşığı kakao
ile yoğrulan çok basit,yemesi güzel kurabiyeler...Cuma günü birkaç arkadaşını okul çıkışı eve davet eden oğlum ve arkadaşları için....... Süslemesini ilaç şırıngasının içine hamuru koyarak yaptım.Şeker hamuruna ne kadar özensem de burada bulmak mümkün olmadı.Eh biz de kendi çaremizi ürettik. Geçenlerde bir yemek dergisinde dr oetker'in SÜSLEME GLAZÜRÜ adında bir ürün çıkardığını öğrendim.Rengarenk küçük tüpleri sıkarak kurabiyelerinizi süslüyorsunuz. Ben bunu duydum ya hemen marketlere koştum.Ben söylemeyeyeceğim, siz tahmin edin... Günlük gazetelerin bile sabah 09:00 dan sonra geldiği bu şirin tatil beldemizde onu da bulamadım. Aslında para harcamanın bu denli olanaksız olmasını bazen iyi oluyor.Çılgınlar gibi alışveriş yapma arzusundayken 'napalım,birkaç değişik baharat bari alayım' deyip dönüyorum.Tertemiz kredi kartımızla yaşamaya devam ediyoruz. Sonra da Ankara veya İstanbul'a gittiğimizde AVM lerin ışıklarından gözlerimiz kamaşıyor :))Teknolojinin,modanın,sanatın hızlı gelişimine şaşırıyoruz....
Yok,yok güzel tarafları olsa da büyük şehirde yaşamaya alışmış bir insan olarak ben buraya A L I Ş A M A D I M...... 
Güzel sabahlara uyanın...Sevgiyle kalın.....

2.12.2009

DİZİLELİM YANYANA,CANLANALIM....

Çekmecenin bir kenarında uzunca zamandır duran ahşap bir kolyeydin...Sonra çıkıp karanlığından canlanıverdin.... Sonra anahtarlığıma iliştin,benimle dışarıya da çıkmaya başladın.Ne iyi yaptın:) Sıyrılın tüm negatif düşüncelerden,enerji verin hayatınıza,etrafınıza. Canlanın.... Sevgiyle kalın....

30.11.2009

SÜREKLİ AYDINLIK İÇİN DEKUPAJ:))

Merhabalar.....Bilenler bilir,işimiz dolayısıyla 3-4 senede bir yeni bir şehre dümen kırarız.Her taşınmada tamiri yapılacak bir sürü şey çıkar.Çok kalmayacağımız için birçok şeyi de öylece bırakırız.Zaten her yeni yerde baştan başlasak, buna ne can ne cüzdan dayanmaz:) Bayramda tanıdıksız bu şehrin en tanıdık olan esnaflarıyla bayramlaştıktan sonra geçtik internetin başına.Derken 10marifet sitesinde şu linke rastladım.Dekupajla elektrik düğmelerinin dekore edilmesini anlatıyordu.Eee hemen tutkal ve vernik alıp işe koyuldum. Sonunda da bizim solgun ve yıpranmış elektrik anahtarı yeni çehresine kavuştu.İlk denemem olduğundan işçilikte bazı pürüzler var ama yine de sonuç çok hoşuma gitti.Sıra diğerlerinde şimdi... Bu arada sanırım bu kış,buranın kasvetli sessizliğini dağıtmak için bu tür elişleri ile ilgileneceğim.Şimdilik bol bol araştırma yapıyorum. Sevgiler.....Bol aydınlık günler.......

26.11.2009

ESKİDENDİ ÇOOOK ESKİDEN....

Yatağın üzerinde yepyeni kıyafetlerimi görerek uyandığım bayram sabahları uzakta kaldı...Verilen harçlıkların dikkatli harcanmasıyla ilgili uyarılar...Bir devridaim içinde tokalaşılan aynı yüzler...Kurbanlıklarla kurulan acıklı ve duygusal ilişkiler... Şimdi büyüdük diye mi bir başka bayramlar....Ya da 5 yıldızlı tatillere dönüştüğü için mi?Bayram iznini bile çok gören işlerimiz yüzünden mi?Olmayan komşularımız yüzünden mi?Ya da insanda bayram kutlama isteğini bırakmayan insanlarda mı?Bilemiyorum. Yine de aynı coşkuyla kutlanacak bayramları olanların bayramını kutluyorum.... Sevgiyle kalın.....

25.11.2009

ANNEM....

Cansın,canımsın güzel annem....Kimin hakkı var ki seni böyle üzmeye...İçimden ağlıyorum çığlık çığlığa.Üzülme demekten başka birşey elimden gelmiyor diye... Yollar aramızda kıvrılmış duruyor.Ve ben uzun zamandır ilk kez kendim için yalvarıyorum Tanrı'ma...Sana yakın olmalıyım artık,güç olmalıyım sana,yaslamalısın yaralı bedenini. Sen nasıl hep elimden tutmuşsan ben de öyle kucaklamalıyım seni.Gözyaşım gidecek yer bulamadı bu gece.Bir gece önce sıkıntılı dönüp durmalarım,kabuslarım bu yüzdenmiş. Annem,canım....Ne olur içini kanatma... Bir yol olacak!!!!

19.11.2009

EKMEK TEKNESİ Mİ EKMEK MAKİNESİ Mİ???


Paranoya günlerinden yeniden merhaba...  
Her sabah kapıya ekmek getiren apartman görevlimizin gayet özgürce hapşırıkları apartmanda çınlayınca ekmek için de birşeyler yapmanın zamanı geldi dedim. Yukardaki ekmeğin tarifi 40ekmek sitesinden,hafif kepekli ekmek... Benim sizin fikrinizi almak istediğim konu şu.Ekmek yapma makinesini çok araştırdım.Zaman zaman da almaya karar verip sonradan vazgeçtim. Karar veremediğim nokta şu.Acaba o ilk hevesle ekmekleri yaptıktan bir süre sonra uğraşmak zor gelir de bir kenara kaldırır mıyım?Ya da ayarını tutturamadığım için lezzetli ekmekler yapamama durumum olur mu?Çünkü çok taşınan bir aile olarak evde fazlalık istemiyoruz.  
Onun dışında o ekmeğin kokusunu,lezzetini ve güzelliğini biliyorum.Yine de bana ne zamandır ve ne sıklıkla kullandığınızı yazarsanız sevinirim.Şimdiden teşekkürler.... 
 Mis kokulu ve sağlıklı sabahlara uyanmanız dileğiyle......

18.11.2009

SARIKIZ'DAN KURUYEMİŞLİ YOĞURT

Eyyyyyy sevgili blog ahalisi.....GDOlar,hormonlar,garip gripler derken yediğim içtiğim herşeye şüpheyle bakan ben artık evde yoğurt mayalamaya da başladım. Belki birçoğunuz yapıyordu ama ben oğlum bebekken bile başaramadığım bu işi yapınca çok mutlu oldum. Nasılına gelince önce temiz olduğuna inanılan bir SARIKIZ sütüne ihtiyacınız var.Ben 1,5 lt alıyorum.Temiz bir tencerede gözümü üzerinden ayırmadan,arada karıştırarak kaynatıyorum.1-2 dk.lık kaynatma yeterli.Kaynamaya başlayınca altını azaltın,sütü yalnız bırakmayın ki peşinizden gelmeye kalkmasın.... Evin sarsıntı oranı en düşük bölgesine kalınca bir-iki örtü serin.Fazla kıpraşma yoğurdu sulandırırmış.Örtünün üzerine yoğurdu mayalayacağınız kabı yerleştirin.Kaynattığınız tencere de olabilir.Kabınıza sütü yavaşça boşaltıp biraz kendi haline bırakabilirsiniz artık. Siz bu arada bir kaba 1 yemek kaşığı yoğurdu koyup,pürüzsüz kıvamda çırpın.Süt ılınıncaya kadar o da biraz ısınsın.Sütün mayalanma için en uygun zamanı serçe parmağınızı yakmayacak bir sıcaklık,benim gibi ne zamandır amaçsızca duran yiyecek termometresi olanlar için 42-43 derece civarı. Uygun durumdaki sütünüzden kaymağını bozmadan 1 kaşık alıp mayanıza ekleyin.Sulanan mayanızı kenardan kenardan dökün.Yine kaymağı bozmadan şöööyle bir karıştırın.Kapağını kapatın.Altta kalan örtüyü etrafına sarın.5,5 saat ideal bir zaman. Yoğurdunuzu açınca biraz kapağı açık halde beklettikten sonra buz dolabına koyun.En az 24 saat durmasını sağlayın.Sonrasında zaten her gün tadının daha da güzelleştiğini göreceksiniz. Diyeceksiniz ki 'ben bu tadı çocukluğumdan anımsıyorum.',diyeceksiniz ki 'yok canım benim şimdiye dek yediğim yoğurt muydu?' İlk yoğurdumun mayası hazır yoğurttan olduğu için biraz sulu kıvamdaydı.İkincisi çok güzel oldu.Ev halkı kaşık kaşık yoğurt yemeye başladı. Gelelim tatlımızın tarifine.......Kuru üzüm,badem,ceviz vs. minik parçalar halinde kaseye konur.Üzerine mmmm...lezzetli yoğurdumuz eklenir.Balla da tatlandırılır.Çocuğumuz tarafından neşeyle kaşıklanır. Sağlık ve afiyetle.....

16.11.2009

YOK BİRŞEYİN,DOMUZ GİBİSİN.....


Toplumca ne olduğumuzu ve ne olacağımızı şaşırdığımız,hepimizin bol bol jellenip gezindiğimiz şu günlerde,bu konuda ben de fikrimi döktürmezsem olmazdı yani...  
Sanırım ki , bütün gün konuşup ta bir çözüme bağlayamadığımız,koskocaaaa profesörlerimizin bile ayrı kutuplarda dolaştığı aşı konusu içinden çıkılmaz bir hal aldı. Ben Ata'ya yaptırmamaya karar verdim.Her ne kadar astımı olsa da bizim daha önce geçirdiğimiz kan problemini tetikleyecek yan etkileri olduğunu öğrenince vazgeçtim.Aslında zaten çok ta ikna olmamıştım ama...Çok vicdani bir durum.... Sınıflarında da aşıya 'evet' diyenlerin sayısı 2-3 kişi.Diğer sınıflarda da durum aynı... Çok merak ediyorum,sizlerin düşünceleri neler???En azından anketime oy vererek yerdımcı olursanız çok sevinirim.  
Efendim,sağlıcakla kalınız.... :))

15.11.2009

ARADA BİR BURDAYIM ......

Sıcacık merhabalarımı göndermeyeli epey bir zaman oldu....Biraz bilgisayarımın nazlanmaları,biraz yolculuklar,biraz hastalıklar,biraz da tatlı telaşlarla uzak kaldım.... Bu uzak kaldığım zamanda da aslında bloğumla ne çok zaman geçirdiğimi anladım....Hem buradan,hem blogcudan arkadaşlarım,yazılan yorumlar,msn ve facebooktan günlük hayattaki arkadaşlarımla olan yazışmalarım,evim,kocam,oğlum,insanlar,davetler,gitmeler,gelmeler........Biran herşey içinden çıkılmaz bir hal aldı... Blogumda yazdığımda elbette bana ziyarete gelen herkesin sayfasına uğruyorum....Uğramadığımda ya da belki uğrayıp ta yorum yazmadığımda kırılanlar olabiliyor.Kendime özgü birşeyler yazmak istediğimde 'mimlendin,sayfama gel' çağrısına uyarak o konuda yazıyorum..Bir de huyum var ki insanları bekletmeyi sevmiyorum.O yüzden kendi yazımı ertelemek zorunda kalıyorum. Şuna karar verdim ki;bloğum asla bırakmayı isteyebileceğim birşey değil....Sizler de aynı şekilde.Bu dünyanın içinde olmayı çok seviyorum.Ama kendi dünyama da zaman ayırmalıyım. Belki uzun uzun fotoğraflarla,tariflerle uğraşamayabilirim.İçimden geldiğince,içimden geldiği zaman yazmak isteğindeyim. Bu arada sizleri de zevkle takip edeceğim.Yalnız yorum yazamadığımda ne olur yanlış düşünmeyin.... Başlıkta da yazdığım gibi ARADA BİR BURADAYIM!!!!!!! Sevgiyle ve sağlıkla kalın.....

29.08.2009

BU ZAFER BİZİM....HEPİMİZE KUTLU OLSUN...

ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN....BU BÜYÜK ZAFER NASIL KAZANILDI?BU BAYRAK,BU VATAN,BU TOPRAKLAR....UNUTMAYIN,UNUTTURMAYIN.....

27.08.2009

ÖZLENMİŞSEM BURADAYIM.....

Sıcacık merhabamla başlamak istiyorum satırlarıma.....Kısa dediğimiz mola epeyce uzadı.Artık kafamızı kumun içerisinden çıkarıp yeniden kucaklaşma zamanı geldi...
Teknolojiden uzakta,kışın o bitmeyecek gibi görünen günlerinin acısını çıkararak yaptığım tatili bitirip döndüm.
Hepinizi çok çok özledim.Sayfamı çok özledim.Bu arada uğrayan,selamını bırakan herkese teşekkürler...
Biriken işleriyle beni hasretle bekleyen evimin de gönlünü aldıktan sonra tek tek kapınızı çalacağım...
Sevgiyle kalın....Geliyorum...

31.05.2009

KODES VE BİR MOLA....

Selamlar herkese....Dün bir yaza merhaba şenliğine katıldık.Orada çok güzel bir şaka organizasyonu yapmışlardı.İstediğiniz kişinin adını veriyorsunuz.5TL karşılığı o kişiyi alıp 15 dk bu kodese atıyorlar.Kodese atılan kişi neye uğradığını anlamıyor,etraftakiler gülme krizine tutuluyor.Üstelik bu şakayı kimin yaptığını da öğrenemiyorsunuz. Biz de kodestekilerin nafile çırpınışlarını izleyip hemen oradan uzaklaştık.Ne olur ne olmaz değil mi? :))Fotoğrafı tıklayıp şakanın kurallarını daha iyi okuyabilirsiniz... Bu arada öğretmenimizden izin aldık, Ata'nın tedavisi için Salı günü Ankara'ya gidiyoruz.Annemde internet imkanım olmayacak ama fırsat buldukça oradan da sizlerle olmaya çalışacağım. Yeniden görüşene kadar sevgiyle,neşeyle ve mutlulukla kalın.... BEKLE BİZİ ANKARA GELİYORUZZZZZZZ....

28.05.2009

ŞEHİDİM SEN RAHAT UYU...

Şehitlerimiz,evlatlarımız,oğlumuz,abimiz,kocamız,babamız.....Bu vatanın,bu bayrağın savunucuları....Ruhunuz şad olsun. Yüreği yanan anaların,babaların,kardeşlerin,yavruların, tüm milletin başı sağolsun. Kimse de bundan kendine sevinecek birşey çıkarmasın.Biz öyle büyük bir milletiz ki şehitlerin kanıyla yıkanmış bayrağımızı indirmeye kimsenin gücü yetmez!!!
(Bugün verdiğimiz 6 şehit ve tüm şehitlerimize saygıyla...)

26.05.2009

İLK KEZ BU EVDE AĞLADIM.....

 Merhabalar.....
35 yıl önce bugün anneannem ve dedemin,önünde kocaman bir
  dut ağacı olan evlerinde doğmuşum...  
Çok zor ve uzun bir doğum olmuş.İçerde kadınlar sorunsuz bir doğum için uğraşırken,o zaman 7 yaşında olan abim bakkalın üzerindeki balkondan perdeleri kapalı cama bakıp beni görmek için zıplayıp durmuş. 
Öyle böyle dünyaya gelmişim işte.Hatta o günün üzerine tam 35 kat çıkmışım.
Nasıl yaşadığıma gelince;acılar içinde geçmedi çocukluğum.Ama herşey güllük gülistanlık ta değildi.
Adım hep başarılılar listesinde geçerdi ,yine de hayatta tökezlediğim çok zaman oldu.
Bir dönem çok korkusuz yaşadım.Hızdan,maceradan,hastalıktan,ölümden korkmadan.Şu an en ödlek dönemlerimi yaşıyorum .
Bazen çok hırslı oldum,bazen de bir o kadar boşverdim.
Herşey toz pembe gibiyken  birden ortalığın toz duman olduğunu gördüm.
Kısacası insanım,insan gibi yaşadım.
Yaşamımda, bu uzun yolda karşıma çıkan bu duyguların kimisiyle omuz omuza çarpıştık,kimisiyle birbirimize dokunmadan geçtik,kimisiyle hiç karşılaşmadık bile,
kimisi de eteğime takıldı nereye gitsem peşimde....  
Duygularım ve ben mutluyum.
Eeee bu durumda İYİ Kİ DOĞMUŞUM :))
 

19.05.2009

ZAMANSIZ GİDİŞLER.....

Selamlar.....Her gidiş insana acı verir de yetişmiş beyinlerin,insanlık için çabalayanların gidişi daha çok acı veriyor.Daha da acısı yaşamını bu ülkeye adamış bir insanın bu kadar kırılıp,hırpalanarak uğurlanmış olması...Yoksa elbette ölüm hepimiz için. Tüm sevenlerinin başı sağolsun..... Bana gelince karabatak gibi bir kaybolup bir görünmemin nedeni Ata'yı hala iyileştirememiş olmamız.Tam bitti,geçti derken yeniden başlıyor.Geçen gün okuldan iyice sıkışık bir halde geldi.Nabız iyice yükselmiş.Yine ilaçlı buhar tedavisine başladık.Bir takım testler gerekiyor.Ama tabii ki burada sağlık ocağından biraz iyice bir hastane olduğundan mümkün değil.Artık okulun kapanmasını bekliyoruz.Ankara'da kendi doktorumuza gideceğiz. İşte burayı bu yüzden hiç sevmiyorum.Ve geçen yazımda beklediğimiz değişiklik te buydu.Artık buradan başka bir yere gitmek.Ama ne yazık ki 1 yıl daha kalıyoruz.Öyle memnuniyetsiz bir insan olmamama rağmen artık boğulmak üzereyim.Can sıkıntım doruğa ulaştı.Bu nedenle de fazla yazmak istemiyorum.Karamsarlıkla dolu bir sayfayla karşılamak istemiyorum kimseyi. O yüzden lafı fazla uzatmadan 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZI kutlayarak şimdilik hoşçakalın diyorum..... Sevgiyle ve umutla kalın......

5.05.2009

POSTACI YUNUSLAR

Herkese merhabalar....Bugün öğleden sonra şöyle sahilden yürüyerek çarşıya gideyim dedim.Ne de olsa artık sahil kalabalıklaştı ve köpekler insanları daha az rahatsız ediyor.Güzel yürüyüşüm başlamışken bir de ne göreyim....
Kıyıya yakın bir şekilde atlayıp duran yunuslar...Hemen makinemi çıkarıp güzel bir poz yakalamaya çalıştım.Aslında 4-5 tane yunus vardı ve sıralı bir şekilde atlıyorlardı.Ben bu harika gösterinin tadını çıkardım ve size de bir kısmını getirebildim.
O sevinçle posta kutuma bakmaya gittim.Sevgili arkadaşım AŞKINAY yaklaşan doğum günüm için bana harika sürprizler göndermiş.
Hepsi çok güzel,hele mutfak önlüğüne bayıldım.Müzikli kartım da doğum günü şarkısı söyledi bana.Ata'yı da unutmamış yine.
Mektubunu da hasretle okudum,çünkü artık bloguna yazmıyor.Canım arkadaşım buradan sana çooook teşekkür ediyorum.
Bunların yanında sevgili mahperi ve tatesal SUSAM SOKAĞI'NI geri istiyoruz şeklinde bir mim başlatmışlar.Ayrıntıları onların sayfalarında okuyabilirsiniz.Onlara destek veriyorum çünkü çocukken hatta biraz büyümüş halimle bile kaçırmadan seyrederdim.
İşte böyle ....Mutluyum :))Daha ne diyeyim???

4.05.2009

YOL VERİN BULUTLAR....

Selamlar hepinize....Yağmur sonrası bulutları aralayıp çıkmaya çalışan güneşin fotoğrafıyla selamlıyorum sizi...Denizde bir balıkçı teknesi ve Avşa'ya giden arabalı vapur....Az önce kabarıp duran deniz sakinleşmiş,yol veriyor onlara....
Yağmur dinmiyor....Canım oğlum sizlerden de gelen tavsiyelerle denediklerim dahil,doğal yönlerden yaptığım desteklerle en azından ilaçlı buhardan kurtuldu.O da dört gözle polenlerin bitip,güneşin yüzünü göstereceği günleri bekliyor.Ama yağmur hiç dinmiyor....
Birkaç gün önce bilgisayarım her iki ayda bir yaptığı gibi yine çökünce ,bu kez henüz cd ye kaydetmediğim blog fotoğraflarım da tarihe karıştı.Daha önce de yazdığım gibi voltaj kurbanı fırınım da beni terkedince kaldık mı tencere yemeklerine?
O yüzden elimde fotoğraf makinesi ile manzaralara ve doğaya bıraktım kendimi :))
Blog ödülleri belli olmuş.En son 39 oyum vardı.Ama ilk üç dışında bir sıralama yayınlamamışlar.Keşke kaçıncı olduğumuzu görebilseydik.Olsun bu da böyle tatlı bir anı olarak blogumun bir kenarına ilişiverdi.Oyları ve güzel dilekleri ile destek veren herkese çok teşekkürler....
Bu arada şu 2 hafta içinde yaşantımızla ilgili beklediğimiz çok önemli bir haber var...O nedenle içim kıpır kıpır havalanıp duruyor.Belli olduğunda sizinle de paylaşırım .Sadece en iyisi ne ise öyle olsun istiyorum.
Hadi bugünlük bu kadar olsun ....Güneşli günlere ulaşmak dileğiyle sevgiyle kalın.....

27.04.2009

ISPANAKLI BLOGLAR


Hepinize merhabalar.....Birçoğumuzun çocuğu var,en ufak hastalıklarında ne yapacağımızı şaşırıp üzerine titrediğimiz çocuklarımız...Maalesef bazı anneler için durum biraz daha zor.Hem çocuğu hem aileyi yoran,tedavisi olan ancak uzun süren,maddi imkanınız yoksa içinden çıkılmaz bir hal alan bir hastalık.LÖSEMİ...
Yine de Türkiye'de çıkarılan bir çok engele karşın gönüllü olarak bu çocuklar adına çalışan insanlarımız var.Tamamen gönüllülerin çabasıyla çalışmalarını yürüten LÖSEV var.O çocuklara maddi,tıbbi ve manevi destek sağlarken ailelerini de gözardı etmeyen,o annelere sanat öğretip iş imkanı yaratan bir vakıf.
ISPANAK sa yavrusu bu şekilde sağlığa kavuşmuş olan annelerin el emeği ürünlerinin satılıp gelirinin yine bu amaçla kullanıldığı çok güzel bir mağaza.Ankara'da UĞUR MUMCU'NUN SOKAĞI NO:59 GOP adresinde,internette http://www.ispanak.com.tr de ,büyük alışveriş merkezlerinin standlarında ve MUDO Mağazalarında.....
Benim sizlere ricam en azından internetten ziyaretinizi yapıp o çok güzel ürünlere bir göz atmanız.Hepimiz birbirimize mektuplar yazıp hediyeler gönderiyoruz.Belki buradan hoşunuza giden bir hediyeyi blog arkadaşınıza gönderebilirsiniz.Kızınıza bu güzel bebeklerden ve hatta oğlunuza taraftar bebeklerden alabilirsiniz.Yakınınızdaki insanlara da bunu duyurabilirsiniz.Blogunuzda bir postla daha çok kişinin haberdar olmasını sağlayabilirsiniz.
Bunun dışında Ankara,İstanbul ve İzmir'de oturanlar vakıf bürolarına uğrayıp gönüllü olarak çeşitli faaliyetlerde de bulunabilir.Bağış yapmak isteyenler için de smsten ücretsiz havaleye kadar çok fazla alternatif var.LÖSEV i ziyaret edip hepsini öğrenebilirsiniz.
Ne dersiniz???Bu konuda daha farklı fikirler de ekleyerek desteğinizi göstermeye var mısınız???Bana e-mail atarak ta fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.Ayrıca maddi ya da manevi olarak verdiğiniz desteğinizi sayfanızda yayınlarsanız ben de sayfamda ISPANAKLI BLOGLAR olarak gururla yayınlarım..
Bu arada nerdesin diye soran arkadaşlarıma bilgi notu;Ata 1 senedir 'nihayet kurtulduk' dediğimiz buhar tedavisine yeniden başladı.Ciğerleri biraz sıkışmış.Öyle ki bu sene de makineyi kullanmazsak bir hastanenin çocuk servisine bağışlamayı düşünüyordum.Ama maalesef yine ilaçlı buhar veriyoruz.Zaten fısfıs ve diğer astım ilaçlarını düzenli kullanıyor.Şimdi buna da ihtiyaç oldu.Ben de çok koşuşturup yorulmasın ve de canı sıkılmasın diye onunla vakit geçiriyorum.
Hepinize şimdiden teşekkürler ve güzel günler.....
sihirlioklava@hotmail.com

23.04.2009

' ANNE LÜTFEN!!!'

'BUGÜN 23 NİSAN ANNE.BANA BİR HEDİYE ALDIN AMA KIRILDI.ONU FARSIZ SÜREMEM.ÇÜNKÜ ÇOK ÜZÜLÜRÜM.ÖBÜR 23 NİSANA ÇOK VAR.O KADAR DAYANAMAM.BABAM ALIRIZ DEDİ.SENİN CEVABIN NE ?
CEVAP: '
Selamlar.....Bugünkü soğuk hava yüzünden iptal edilen 1. sınıfların şenlikleri yüzünden zaten moralsizdi yavrum.Buradaki tek en büyük markete, Migros'a gidip onun için bir araba aldık.Kasada bayrağımızı verdiler...
Mutlu mutlu eve dönmüştük ki.......Tam kapının önünde araba düştü ve farıyla arka camı kırılıverdi.
Kıyamet ondan sonra koptu işte.'Daha yeni almıştık,bu bana hediyeydi,onu böyle süremem ki,farsız araba olur mu,gözyaşlarıma engel olamıyorum....' Sahiden de öyle içten ve duygulu ağladı ki yani dayanmak çok zordu.Sonra işte gidip bu satırları yazmış.Eeee anne blogcu olunca oğlu da duygularını böyle yazıya dökmeye alıştı.Anne yazıyor,arkadaşları ona moralsiz zamanlarda destek veriyor,sevinçlerini paylaşıyor...
'Bak iki gündür esen poyraz yüzünden ani gidip gelen voltaj benim de fırınımı ve su ısıtıcımı bozdu.Ben oturup ağladım mı???'
'Ama bu benim hediyemdi.....'
İşte çocuk olmak böyle güzel,böyle içten,böyle duygulu birşey.....Tüm çocukların bayramını kutlayarak,Atatürk'e bize kendini ifade edebilen çocukları yetiştirebileceğimiz çağdaş bir ülke kazandırdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum....

20.04.2009

YARINA ERTELENMİŞ BUGÜN.....

Bazen anlatılamayan ya da insanın kendisinin de anlayamadığı tuhaf zamanlar vardır.Güneş aynı doğar ama insanın içi aynı şekilde aydınlanmaz.Tepede bir karamsar bulut dolanır durur.
Bunun nedeni belki 20 gün içinde geliverecek çok önemli bir haberin bekleyişidir.Belki daha iki ay önce eşini kaybeden 30 yaşındaki bir anne ve oğlunun buğulu gözleriyle hergün karşılaşıyor olmaktandır..Belki özlemlerin yüreğimi sıkıştırmasındandır...Bilmiyorum...Kendime ait zamanlar istiyorum.Hiçbirşey yapmadan bangır bangır müzik dinlemek...Herşey yarına kalsın istiyorum.Bugünü durdurayım!!!!Durmuyor yine de ...İşte bir kahvaltıyla başlıyor gün....
Birileri günü durdurmak yerine elişi yapıp Bandırma 'da bir sergi açmış...
Acaba fotoğraf çekerken model çaldığımı mı düşünmüşlerdir ???
Ben oturup dururken balıkçı motorları ardarda balığa çıktılar....
Amatör balıkçılar da kıyıdaydı....
' bir çift güvercin havalansa
yanık yanık koksa karanfil.....'
Sonra gün bitti......
Bana gönül koymayın ne olur....Yazacaklarım,mimlerim,ziyaretlerim birikti.Herşeyden önemlisi aklımda çok güzel bir proje var.Onu hayata geçirmek istiyorum....Sadece biraz zaman....

18.04.2009

AMİGURUMİ ÇAĞDAŞ BEBEK

Selamlar hepinize.....Yeni bebeğimle huzurlarınızdayım..Gittikçe daha güzelini yapıyor olmak hoşuma gitmeye başladı.Model ve anlatım buradan alınma.Kendi kendime henüz model yaratabilme aşamasında değilim ama hazır şablon olsa eminim daha başarılı işler çıkarabileceğim.
Bu arada ağır bir sinüzit geçirmekteyim.İkili antibiyotikle iyileşmeye çalışırken ağırlaşan başımı o yastıktan bu yastığa devirip duruyorum.
Buna karşın son zamanlarda olan bitene de duyarsız kalamıyorum.Ben kendi hastalığımdan dert yanarken ağır kemoterapi gören bir insanın hala çağdaşlık için savaş veriyor olmasını gururla izliyorum.Banane deyip kenara çekilebilir,daha çok sinirlerini yormaz.Ama tam tersine vazgeçmiyor.Herzaman çağdaşlığın ve Cumhuriyet değerlerinin arkasındayım.Bir de buradan dile getirmek istiyorum.Sessiz kalmak karanlığa bir adım daha yakınlaşmamıza sebep olur.
Akla karanın,doğruyla yanlışın ayırt edilebilmesinin zamanı şimdi...Bizim maaşlarımızla mecliste teröristlere açık destek veren insanlara demokrasi var diyerek ses çıkarılmazken binlerce kızı aydınlığa kavuşturan insanlara terörist damgası yapıştırmak nasıl bir zihniyettir????Lütfen düşüncelerinizi paylaşmaktan korkmayın.
İşte benim duygularım bu şekilde....Kim altına imza atmak isterse buyursun....
Bu arada dönemediğim yorumlar için beni affedin,hem yoğunluğum,hem hastalığım tüm düzenimi bozdu.En kısa zamanda telafi edeceğim.
Sevgiyle kalın....

16.04.2009

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Sevgili Öykü'nün yarattığı ' bloglar Atatürk fotoğrafları dolsun ' dileğiyle başlattığı bu güzel mim hareketine seve seve katılıyorum...Tüm arkadaşlarımı da bu harekete davet ediyorum...

14.04.2009

SARI ŞEKERİM VE MİM

Merhabaaaaa.....Bugünlerde mutfağa girip te çok farklı
denemeler yapmadığım için tarifsiz geçen bir dönem oldu.Ama olsun,bu benim bloğum olduğuna göre yaptığım herşeyi paylaşabilirim.
İşte sonunda ilmek kaçırmadan,düzgün bir yüz ifadesi vererek,saçlarını da yapmayı öğrenerek yaptığım ilk bebeğimle karşınızdayım...Artık eve misafir gelen küçük kızların canı sıkılmayacak:))
Bugünlerde dışarıda koşuşturmalarım var.O yüzden ziyaretlerimi de aksattım ama birkaç gün içinde normale dönecek..
Sevgili Şehnaz 'bize kendini anlat' demiş.Gelmişken ona da cevap vereyim.

  • Uludağ Ün.İşletme blm. mezunuyum.Yaklaşık 5 yıllık bir iş hayatının ardından Ata'nın doğumu ve takip gerektiren bir durumunun olması,ailelerimizden çok uzakta olduğumuzdan kimselere emanet edecek durumda olmamam ve eşimin sürekli şehir değiştirmesini gerektiren bir işi olması nedeniyle zor kabul etsem de kadrolu ev hanımlığına geçtim.
  • Okumayı,gezmeyi,şiir yazmayı çok severim.
  • Aklıma taktığım herşeyin hemen olmasını isterim.
  • Güleryüzlüyümdür,herkesin iyi olduğunu düşünürüm.Yalnız en başta hoşlanmadığım bir insanla da bir daha görüşmek istemem.
  • İnsanlara olabildiğince şans tanırım.Ama öyle bir noktam vardır ki işte orada kim olursa olsun silerim.
  • Sabırlıyımdır...Bir işi en iyisini yapana kadar denerim...Bir yere giderken çok çabuk hazırlanırım,randevu saatimi dakika kaçırmam.Ama nedense arkadaşlarla sözleştiğimizde tam saatinde gelen olmaz:))
  • Duygusalımdır...Sakinimdir...Ama huzurumu bozmaya çalışan olursa da tırnaklarımı çıkarmaktan çekinmem......

Bu arada ödül konusundaki destek ve dilekleriniz için teşekkürler..Tabii ki sonucu paylaşırım.Şu an sadece kendi oyumu görebiliyorum.Diğerlerini yazmıyorlar.Bloğumla ilgili güzel bir anı olacak...Ama yenilgiyle çıkarsam istifa etmeyeceğim,ona göre:))

Hepinize güzel günler.....

11.04.2009

BÖÖÖÖÖÖ....

SEVGİLİ ARKADAŞLAR....
Bugün oylamasına başlanmış olan BLOG ÖDÜLLERİ yarışmasının TEFAL YEMEK BLOGLARI KATEGORİSİNDE yarışıyorum.
Son gün ,son saatte haberim oldu ve katıldım.Eşim 'hadi bakalım ödül ödül diyorsun,bir de burda yarış ta görelim' dedi.
Seçilirsem her bloggera sınırsız internet bağlantısı,limitsiz fotoğraf yükleme imkanı gibi vaatlerde bulunmak isterdim.Ama şimdilik ben size son amigurumi çalışmam olan bu sevimli kalpten en derin sevgilerimi gönderebilirim.
Eğer bloğumu oy vermeye uygun buluyorsanız,biraz zamanınızı ayırıp BURADAN kayıt olup oy kullanabilirsiniz.Hepinize şimdiden teşekkürler ve bu yarışmaya katılmış olan tüm arkadaşlarıma başarılar....

10.04.2009

SÜNGER BOB VE MİM

İyi akşamlaaarrr....İşte tam bir sünger bob hastası olan oğlumdan gizli gizli ördüğüm ve bugün nihayet bitirebildiğim son çalışmam:)Beğenilerinize sunuyorum.Yine model anlatımını sevgili Betül'den aldım.Bazı yerlerini kolayıma geldiği gibi yaptım.Eh işte ,en azından oğlum beğendi.Sadece 'biraz fazla dişlek olmuş'dedi ama idare edecek artık...
Bu arada sevgili Nükhet'in 'en sevdiğiniz köşe' mimine cevap olarak ta gramafonu uygun buldum.Eşimin babaannesine ait olan 'sahibinin sesi' markalı bu gramafonun o çok güzel plaklarını dinlemek bana ayrı bir huzur veriyor..Bazen de tango plaklarıyla evin içinde tango da yapıyoruz :)
Son olarak can sıkıntım geçti mi diye merak eden varsa,geçmek zorunda kaldı diyebilirim.Çünkü
o yazıyı yazdığım gün Ata'yı henüz geçmemiş olan fakat hızını arttıran öksürüğü için doktora götürdük.Malum polenler çıkmaya başladı,üsüne okulunda da boya badana yapıyorlar.Hafiften ciğerler alarm vermeye başlamış.O yüzden 2 gün okula yine gönderemedim.Ama genel durumu iyi.Şuan çok sıkıntılı bir durum yok.
Hepinize iyi hafta sonları diliyorum...Sevgiyle ve neşeyle kalın....

7.04.2009

HAVUÇ SALATASI

Merhabalar...Nedense bugünlerde bir tembellik içindeyim.Belki havaların kasvetindendir,canım hiç birşey yapmak istemiyor.
Bugün tavuk haşladım,yanına fırın makarna ve havuç salata ekleyip kolay bir menü yapıverdim.Salatayı herzamankinden biraz farklı yaptım.
3-4 tane havucu rondodan geçirdim.Çünkü rendelemeye üşendim.Pazardan aldığım taze sarmısakları ufak ufak doğrayıp ikisini birlikte zeytinyağında soteledim.Yağını süzdürüp soğuttuktan sonra iki kaşık yoğurt ve çekilmiş ceviz ekleyip salatamı tamamladım.
Sarmısağı yoğurduna değil de yağına koyunca daha çok seviyorum.Kokusu daha hoş oluyor..
İşte böyle...Umarım bu sıkıntılı hallerden çarçabuk kurtulurum..Sevgiler hepinize:))

BLOG ÖDÜLÜ

Merhabalar....Sevgili arkadaşlarım Esra, Nur,Gelincikmutfak, Haroşa, Filiz, Dünbugün, Güneş, İnci, Sihirlilezzetleri ,Yelda,Çınar ,Hamarat2,Womanworld,Birfincanacıkahve,Lezzetlimutfak ve Efsun blogumu bu ödüle layık görmüşler..Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum .Çok mutlu oldum.

Benim de bu ödül için arkadaşlarımdan seçim yapmam gerekiyor.Ama daha önce böyle bir ödülde adını unuttuğum arkadaşlarım olmuştu ve sonradan çok üzülmüştüm..

O yüzden hergün takip ettiğim burdaki ve blogcudaki arkadaşlarıma bu ödülü gönderiyorum..sevgiler...

5.04.2009

KIYMALI ERİŞTE

Selamlar...Erişteyi bir başka severim...Nedense marketten aldığımız eriştelerin tadı çok güzel olmuyor..Bu erişteleri canım annem kargoyla göndermiş.Ben de hemen pişirdim.
Üzerine de soğan,kıyma ve domatesi kavurarak hazırladığım sosu ekledim.Harika oldu..
Bu arada annemi görmeyeli de 6 ay oldu.Onu çok özledim.Geçen hafta gelecekti ama son anda rahatsızlanıp gelemedi.Annemin gelmesini ve şımarık küçük kız moduna geçmeyi istiyorum.Bunları yazarken de annesini kaybetmiş arkadaşlarım varsa beni affetmelerini diliyorum.Ama gerçekten çoook özledim..
Sevgiler hepinize...Sevdiklerinizle kalın:)

4.04.2009

ENTEL HANIM (Amigurumi)

Merhabalar ...Ben bu örgü işini sevmeye başladım .Bu akşam televizyon seyrederken bu kitap ayracını ördüm.Yine sevgili Betül'ün sayfasında görüp denediğim bir model...
Atilla ilhan'ın çok sevdiğim şiiriyle birlikte sizlere takdim ediyorum efendim....Huzurlarınızdaaa Entel Hanım :))
Şu anda gece saat 01:00 Hepinizin güzel,pırıl pırıl ve mutluluk dolu bir güne uyanmasını diliyorum...Sevgiyle kalın....

3.04.2009

POSTA KUTUSU

Hepinize selamlar...Yaklaşık 6 aydır postaneye posta kutusu kiralamak için gidiyorum.Zaten az sayıda olduğu için bir türlü boş bulamamıştım.Bugün benden bıkan PTT çalışanlarından biri beni geçerken görüp müjdeyi verdi..
Burada mektuplar elime geç ulaşıyor.Postacı bizim siteye haftada bir kez uğruyor,bir de mektupları posta kutusuna atmaya gerek görmediğinden yerlerden zarf topluyoruz.
Bursa 'da üniversitede okurken de Heykel'deki büyük postanede vardı bir posta kutum.Ne büyük heyecanla gider açardım.Öyle de çok giderdim ki bir süre sonra oradakilere mektup yerleştirmekte yardım etmeye başlamıştım.
İşte böyle arkadaşlar...Biriki arkadaşım adresimi sormuştu.Onların dışında, Derya'ya iki satır da ben birşeyler yazayım diyenler varsa seve seve okur,seve seve yanıtlarım..
Sevgilerrrrr.....
(Bu arada düşünenler için bir ek yapayım;yıllık ücreti 3 YTL..)
NOT:ANKARA'YA TAŞINDIĞIMDAN PK. ADRESİNİ YAYINDAN KALDIRDIM....

1.04.2009

GÖBEK BAĞI (BU ŞİŞEYİ GÖREN VAR MI?)

Hepinize selamlar...
Sizinle daha önce blogcuda da yazdığım bir anımı paylaşmak istiyorum.Bugün fotoğraflara bakarken aklıma geldi.
**
Daha önce burada Ata'nın doğumunu ve sonrasını yazmıştım.
Yaşadığımız sıkıntıların yanında 40 gün boyunca düşmeyen göbek bağımız da ayrı bir sorun oldu.Kendinden büyük mandalı 40 gün taşıdı oğlum.Göbek bağının düştüğü gün evde bayram havası esti.O sırada İstanbul Levent'te oturuyorduk.
Uzun bir süre ne yapsak diye düşünüp durdum.
Klasik yöntemler içinde iyi bir seçenek bulamadım.
Bir yandan da sürekli yenisi çıkan hastalıklarla öyle çok uğraştık ki 
bir türlü ona sıra gelmedi.
Ve bir kutunun içinde tam 4 sene bekledi.
**
Birgün eşimin işiyle ilgili olarak gemi yolculuğuna çıkması gerekti.
İşte o an aklıma parlak bir fikir geldi. 
'Göbek bağını okyanusa atalım,şansı okyanuslar kadar engin olsun' dedim.
Ve sonunda yeri belirledik ; Cebelitarık Boğazı.....
Fotoğraftaki kağıda ingilizce olarak göbek bağının hikayesini yazdık.
Telefonlarımızı ve mail adresimizi ekledik.
Sonra kağıdı ve göbek bağını  şişenin içine yerleştirdik.
Şişeye  1$ koymayı da ihmal etmedik.
Olur da bulan kişinin telefon edecek parası olmaz falan diye : )
İşin özü oğlumun hayatında güzel bir iz olarak kalacak bu hikayeye
biraz espri katmış olduk.
Parlaması için şişenin kapak kısmını parlak,folyo tarzı bir kağıtla sardık.
Dışını da çarpıp kırılmaması için strech filmle  kapladık.
Ve eşim şişeyi Cebelitarık Boğazı'ndan geçtikleri sırada sulara bırakıverdi...
Tam o anı kameraya da almayı unutmadığından kalıcı bir hatıra oldu.
**
Aranızda dünyanın dört bir yanından insanlar var.
Hani bir gün,bir yerde kulağınıza çalınırsa unutmayın;o Ata 'nın göbek bağı:))
Sevgiyle kalın....

31.03.2009

İRMİK LOKMASI

Merhabalar...
Dün blogları gezip te tatlı krizine girince kolayca yapılacak bir tarif aramaya başladım.
Aklıma annemin evlenirken elime tutuşturduğu LEMAN CILIZOĞLU'nun,içinde yemekten tatlıya,pastadan kurabiyeye,turşudan reçele,sofra düzeninden görgü kurallarına her şeyin olduğu kitap geldi.
1974 basımı bir kitap,sanırım aslında bir ders kitabı.
İşte bu tarif oradan.Aslına bakarsanız irmik lokmasını hiç duymamıştım.
Ama oldukça güzelmiş.
  • 3yumurta
  • 6 yemek kaşığı ince irmik
  • yarım çay kaşığı kabartma tozu
ŞURUBU
  • 300 gr toz şeker
  • 300 ml su
  • biriki damla limon suyu
Önce şurubumuzu hazırlayıp bir kenarda soğumaya bırakıyoruz.
Sonra malzememizi çırpıp kızgın yağın içine bir tatlı kaşığı döküp kızartıyoruz.
Kızaran sıcak lokmaları soğuk şuruba atıyoruz.
Geniş bir borcamda daha iyi oluyor.Daha sonra şurubunu çekenleri servis tabağına alıyoruz.
İşte bu kadar kolay bir tatlı.Yaklaşık 30-35 tane çıkıyor.

Deneyeceklere şimdiden afiyetler olsun...

30.03.2009

FİRST LADY...

Arkadaşlar...Hepinize merhabalar...Birkaç gündür doğrudürüst kimseye uğrayamadım.Çünkü daha bloglardaki yemeklerin cazibesinden kurtulmadan,örgü bebekler dikkatimi çekmeye başladı.Ben öyle bakıp ta nasıl örüldüğünü anlama gibi bir yeteneğe sahip olmadığımdan çok istesem de deneyemedim.
Ancak biriki gün önce orguoyuncaklar 'da nasıl örüldüğü ayrıntılı olarak anlatılmıştı.Hemen annemi aradım,telefonda olabildiğince tarif etti.İşte ben de First Lady adını verdiğim ilk bebeğimi ördüm.Yüzünde biraz güzel bir ifade yakalayamadım ama Ata ısrarla 'böyle kalsın' dediği için de değiştiremedim.
Ben bir şeye başladığımda bitirene kadar da elimden bırakamadığım için sizleri ziyaretimi de aksattım.Bu arada uğrayan herkese teşekkürler...
Bu da güzel bir uğraşmış,denemek isteyenlere öneririm.Sevgiler...

27.03.2009

YAPRAK SARMA VE ASMA YAPRAĞINDAN YEŞİL SAKIZ


Selamlar hepinize;

Dün oturdum bu dolmaları sardım ve afiyetle de yedik.
Zaten yaprak dolmasını sevmeyen çok azdır herhalde.
Tarif yazmayacağım zaten sizler biliyorsunuz.
Bilmeyenler içinse benim içi ve yaprakları hiç denk gelmeyen ölçülerimle iyi bir tarif olmaz.Ya içi artar ya da yapraklar:))
Sadece kıyması,bol soğanı,domatesi,bol maydanoz , taze nanesi ve baharatıyla lezzetli olduğunu söyleyebilirim.
Asıl anlatmak istediğim şey başka...
Anneannem ve dedemin müstakil bir evleri vardı.
Evin ön tarafında tüm mahalleye yeten dutuyla bir dut ağacı olan bahçesi,arka tarafında da güller,zambaklar,marmelat ve reçellerini yediğimiz büyük bir kayısı ağacı ve heryeri sarmış asması olan bir bahçesi vardı.O asma yapraklarını ve 'bıyık ' dediğimiz ince dallarını yemeye bayılırdım.Biz çocuklar o yapraklardan kendimizce dolmalar sarar,evcilik oynardık.

Bir gün annem bize sakızlarımızı nasıl yeşile boyayacağımızı öğretti.
Malum o zamanlar renkli renkli sakızlar yoktu.Asma yaprağının içine sakızı koyup ikisini birlikte çiğnediğimizde sakız yeşil olmuştu.
Nasıl hoşumuza gitti,anlatamam.
Birkaç dakika sonra o sakız çiğnenemez duruma gelse de sürekli sakızları yeşile boyuyorduk.
İşte dolmaları sararken kendi kendime bunu düşünüp güldüm.
Sonra da ne kadar çabuk büyüyüverdiğim aklıma geldi.
Bu arada hayallere dalmışken dolmaları da farketmeden sarıverdim...
Afiyetle ve anılarla kalın...sevgiler..

24.03.2009

KEREVİZ SALATASI (Gün Batımı Eşliğinde...)

(Fotoğrafın büyük hali için üzerine tıklayın...)
Selamlar , sevgiler... Serin serin esen bir akşamüstünden merhabalar..Yaptığım salatanın fotoğrafını çekmek isterken gözüm dışarda batmakta olan güneşe takıldı.Erdek için güneşin güzel battığı yerlerden biri derler...İşte o güneş yaz boyunca bizim balkonun karşısında denizin üzerinden batar.Şu an daha tam karşıya gelmedi ama yine de sizinle de paylaşmak istedim.
Tarifimize gelince;
  • 2 küçük boy kereviz
  • 4-5 tane ceviz içi
  • 5-6 kaşık yoğurt
  • tuz,limon,biraz zeytinyağı
  • 1 diş sarmısak,kuru nane
Önce derin bir kaba sarmısaklı yoğurdumuzu hazırlayalım.Sonra kerevizlerden birini soyalım ve her tarafına limon sürelim.Kararmaması için hemen yoğurdun içine rendeleyip,karıştıralım. Diğerini de o şekilde hazırladıktan sonra içine irice parçaladığımız cevizleri ekleyelim.Üzerine biraz tuz ve z.yağı gezdirelim.İsteğinize göre kuru nane de ekebilirsiniz.
Gerçekten kereviz yediğinizi anlamadan zevkle yiyebileceğiniz bir salata.Tabii bunu kereviz sevmeyenler için söylüyorum ki bizim ev halkı da buna dahil:)Bazı tariflerde mayonez de konabiliyor ama ben bu kez tercih etmedim.
Lütfen denemeyenler de denesin ,memnun kalacaksınız...Afiyet olsun.

23.03.2009

MERCİMEK KÖFTESİ



Hepinize merhabalar....Yok yok,bu güneş bize yüzünü göstermeyecek..Artık bahar gelse de ortalık canlansa.
Hafta sonu misafirimiz vardı.Güzel bir pazar günü geçirdik o yüzden.Sizlere de mercimek köftesi getirdim.Bir de benim tarifimle buyrun...
  • 2 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 su bardağı ince bulgur
  • 4 su bardağı su
  • taze soğan,maydonoz
  • zeytinyağı,limon,tuz,biraz salça
Mercimekleri 4 su bardağı su ile kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirelim.Ocağı söndürüp mercimeklerin üzerine yıkanmış bulgurları koyup karıştıralım ve tencerenin kapağını kapatalım.
Bu arada biz taze soğanlarımızı ve maydonozları minik minik doğrayalım.Daha sonra tenceredeki mercimek ve bulgurlarımızın içine biraz salça koyalım.Ben biber salçası kullandım.Yeşilliklerimizi,tuz,baharat,yağ ve limonumuzu da kendi zevkimize göre ekleyelim.Hepsini iyice köfte yoğurur gibi karıştırıp,parçalar koparıp elimizle şekil verelim...
Herkes değişik şekillerde yapıyor ama böyle de çok güzel oluyor..Sevgiler.
Afiyet olsun...

21.03.2009

FIRINDA ÇİPURA


Merhabalar...
Güneş yüzünü göstermemiş olsa da çok soğuk olmayan bugün dışarı çıktık.Önce pazarımızı yaptık.
Ardından sahilde biraz dolaştık.Deniz kenarı olmasına karşın sayısı üçü geçmeyen balıkçı tezgahlarına uğradık.
Niyetimiz hamsi almaktı ama hamsiler çok güzel değildi.
Çipura alıp temizlettik.
İnsana huzur veren manzaradan sizin için de bir kare görüntüleyip eve döndük.
Gelelim balıklara.
Bir kasenin içine yarım çay bardağı zeytinyağı,biraz tuz,biraz karabiber,dövülmüş iki diş sarmısak koyup karıştırdım.
Bu arada balıkları yıkayıp sularını süzdürdükten sonra fırın kabına koydum.
Bir fırça yardımı ile bu karışımdan hem içine hem de dışına iyice sürdüm.Patates ve havuçlarımı da doğrayıp bu karışıma bulayarak balığın yanına dizdim.
Üzerlerine domatesleri ve halka soğanları da ekledim.
İki tane defne yaprağı ve maydonozlarla iyice zenginleştirip 230 derecede 30 dk pişirdim.
Yanına yeşil salata ve soğan salatası ekledim.Yine pratik bir hafta sonu yemeği yapmış oldum.
Şimdi çayımızı içerken de tarifimi yazıyorum.
Hepinize afiyet olsun.
Ağzınızın tadı hep yerinde olsun..






20.03.2009

FAZLA ETKİLİ BİR KİTAP :)


Selamlar...
Sevgili Hakan bana en etkilendiğim kitabı sormuş bu mimde.Kitap okumayı severim o yüzden etkilendiğim kitap sayısı çok.
Ama bu kitap bir başka...
Bir sabah eşimi işe uğurladım.İki dakika sonra eşim elinde bir zarfla geri döndü.
Zarf Ankara'dan ,annemlere çok yakın bir adresten geliyordu ve üzeri el ile yazılmıştı.Yani tanıdık birisinden gelen mektup gibi.Gönderen kısmındaki isimse bana hiç birşey çağrıştırmadı.
Zarfı açtık ve içinde  not yazılı bu kitap çıktı.Eşim 'bu kim acaba?' diye sordu.
Adresimizi çok kimse bilmediğinden ben de çok şaşırdım ve aklıma ipucu olabilecek bir şey gelmedi.
Kitabın amatör bir baskısı vardı..Birisi kafamızı karıştırmak için eşek şakası yapıyor desek o yaşları da aşalı çok oldu.
(Bilmeyen de 70 yaşındayız sanacak ama 20 de değiliz hani..)
Neyse eşim işe gitti.
Ben de düşünüp dururken 'dur bir de google'a sorayım,o tanıyor mu?' 
diyerek oturdum bilgisayar başına ve.....
Evet google'da aradığımı buldum.Çok önceleri üye olduğum bir anne-bebek sitesinde bir çekiliş yapılmış ve 20 kişiye bu kitaptan göndermişler.Onlar bunu hoş bir şey olarak yapmışlar ama siteyle ilgili hiç bir bilgiyi eklemediklerinden,adresimi sormadan kullandıklarından
 böyle garip bir durum yaşandı.
Hemen eşime telefon açıp durumu anlattım.
Sonuç; 'bir daha adres verdiğin yerleri unutma ' oldu:)
Sevgiyle ve kitaplarla kalın....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...